× BRAND STORY MODA
Moda Haberleri Trend ve Stil Sokak Modası Radar Alışveriş DekorasyonTümü
HAYAT
Söyleşiler Spor Koçun Sağlık / Bakım Gezinti Mekanlar Sinema / Müzik Etkinlikler Kendin YapTümü
EXCLUSIVE MAGAZİN
Kırmızı Halı İlham Al Tarzı Ne ÜnlülerTümü
DEFİLEÜRÜN İNCELEMESİ
Moda / Moda Haberleri

HIZLI MODA: NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Gelin modanın karanlık yüzü hızlı modaya bir de yakından bakalım.

by Ayşe Cesar 22/11/2020
Sürdürülebilir moda , üstüne yoğunlaşırsak belki de etkisini en çok görebileceğimiz ama aynı zamanda en az üstünde durduğumuz konulardan birisi. Modanın ; üretim, tasarım, tüketim, iletişim süreçleriyle derinden bağlantısını ve etkilerini çoğu zaman göz ardı ediyoruz. Halbuki, küresel tedarik zincirinin üretim ve tüketim döngüsünde doğal çevreye en çok zarar veren endüstrilerden birinden bahsediyoruz, sürdürebilir modanın en büyük düşmanı : Hızlı moda. 
 Peki nedir bu hızlı moda? Az zamanda, düşük kalitede, tüketim açlığına yetişmek ve halkın ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için “düşük fiyatta” milyonlarca ürün üreten bir iş modeli. Hızlı moda, dünyanın çevreye en çok zarar veren ve en çok su tüketen ikinci sanayi koludur. Ki hızlı modanın zararları, çevreyle de sınırlı değildir. İnsan hakları ve iş etiği konularıyla da sıkı sıkıya bağlı birçok sorun teşkil etmektedir. Bunun en büyük ve en kanlı örneklerinden birisi 2013 yılında Bangladeş’te yaşanan Rana Plaza faciası. İşçiler defalarca kez bina içindeki çatlakları bildirmiş ancak üretim durmasın diye yönetim tarafından tedbir alınmaması sebebiyle, 1134 kişi göçük altında kalarak hayatını kaybederken, 2000 kişi ciddi şekilde yaralanmıştı. Ne yazık ki bu olaydan hala tam olarak ders alınabilmiş değil. Artan bu taleplere yetişebilmek için, hepimizin günlük hayatta tercih etmek zorunda kaldığı birçok marka, Kamboçya, Pakistan ve Bangladeş gibi gelişmekte olan üçüncü dünya ülkelerinde üretim yaptırıyor ve bu ülkelerde ortalama bir konfeksiyon işçisi 16 saat çalışarak günde yaklaşık sadece 3$ kazanıyor. 

                                            

 Bu günden güne boyutu artan faciayı azaltmak, gelecekteki olası moda katliamlarını önlemek için bizlere ne gibi görevler mi düşüyor? Üreticisi, tüketicisi, karar alıcısı farketmeksizin ilk yapmamız gereken şey düşünerek satın almak ve önceliklerimizi belirlemek. Çünkü biz gardrobumuza ihtiyacımız olmayan bir başka şey ekleyip zenginleştiğimizi sanarken, aslında dünyanın bir yerinde bir aileyi fakirleştiriyor, kendi su imkanlarımızı azaltıyor ve sürdürülebilirlikten uzaklaşıyoruz.
 Tasarımcılara ve patronlara yani bu işin demirbaşlarına gelince, artık etik bir marka olma yoluna girmek hiç de zor değil. H&M’in bir hızlı moda markası olmasına rağmen tamamen deniz kenarındaki atık maddelerin geri dönüşümüyle elde edilen BIONIC kumaştan bir elbise tasarlayıp etikliğe bir adım atması, bunun en iyi örneklerinden.
 Gelin hep birlikte sürdürülebirliği benimseyelim, yeşile dönelim, etik giyimi modası hiç geçmeyecek bir trend haline getirelim.

 
                                                                             “Az al, iyi seç, uzun süre kullan!” Vivienne Westwood

                                                                                                                                                                                                             

                                              


ÖNERİLER